Çarşamba, Ağustos 10, 2011

Belçika - Belgio

evet gezilerime devam ediyorum. Malum Avrupa'da Ryanair gibi bir nimet söz konusu. Zaman zaman 7 euro'ya bilet bulabiliyorsunuz. Biz de bize en yakın havaalanından Brüksel'e bilet bulduk. Dönüş biletlerini de Düsseldorf'tan aldık. Arada 12 gün bıraktık ve Belçika-Hollanda-Almanya olarak 3 ülkeyi tam anlamıyla gezeriz dedik. Ben de şimdi size ilk durağımız Belçika'dan birkaç birşey paylaşıcam. Hollanda'ya çok sık giden biri olarak Belçika bana çok da ilginç ya da çok güzel gelmedi. Fazla düzenli, minik, evler tek tip.. Tam anlamıyla ikinci bir Hollanda oldu benim için..
Bu sefer konaklama yöntemi olarak "couchsurfing"i kullandık. Belçika'nın Aalst şehrinde bir rezidanstan kabul gelince biz de orda kalmaya karar verdik. Çünkü Gent ve Brüksel'i gezmek istediğimiz için Aalst tam ortada kalıyordu. Trenle ulaşım da her zaman çok kola yolduğu için farklı bir şehir görmüş de oluruz dedik ve Aalst'ta kaldık.
Aalst'a ik bakış. Minicik, sessiz sakin ama bir o kadar da güzel bir şehir.

Belçika'da çeşit çeşit bira içmeden olmazdı tabi ki :)
şehrin tek meydanı...minicik. Sanki maket gibi :) 
ve sanırım yüzyılın icadı bu bebek arabaları :) 

GENT

Amsterdam'a gerçekten benzeyen cıvıl cıvıl bir şehir. Çok beğendiğimi söylemeden geçemicem. Kesinlikle yaşanılası bir şehir. Evleri, sokakları, kanalları tamamen hem dinlendirici hem de fazlasıyla eğlenceli...









aşağıda gördükleriniz jelibon gibi bir şeker. Belçika'ya özelmiş. İçinde sanırım böğürtlen,çilek,ahududu tarzı orman meyveleri dediğimiz meyvelerden varmış. Dışı sert içi sıvı bir şeker türü. Denemeden yapamazdık tabi ki:) ve pişman da olmadık! Görürseniz mutlaka deneyin!


BRÜKSEL

Açık söylemek gerekirse pek beğenemedim Brüksel'i. Fazla bina bina üst üste. Çok da gezilesi yerleri yoktu sanki. Aslında en önemli yere gidemedim, Atomium Heykeli'ne gidecek vaktim yoktu. O yüzden sokakları gezmeyi tercih ettik arkadaşımla. Bir daha yolum düşerse sadece Atomium için Brüksel'e giderim :)

Brüksel'in adeta simgesi olmuş "Manneken Pis" şeklindeki çikolatalar bütün dükkanların vitrinlerinde... Tabi ki Belçika denince akla gelen iki şeyden biri de çikolata...



sevimli mi sevimli bir gelin arabası :)


meğer Van Gogh da Brüksel'de beni bekliyormuş :)
şaka bir yana, bu canlı manken arkadaşımız Türk olduğumuzu duyunca hemen sordu, "Fenerbahçe?Galatasaray?" diye. Tabi ki Fenerbahçe dedim. Güldü ve arkasından tekrar sordu "İstanbul?Ankara?". Ben de  İstanbul dedim. "İstanbul güzel, Fenerbahçe güzel. Bye bye" dedi elimi öptü. Türkiye'yle ilgili bildikleri ilk şeyler bunlar demek ki :)


meşhur Manneken Pis
Bu heykelin de şöyle bir özelliği var, gün içinde belirli saatlerde bir görevli tarafından kostümü değiştiriliyor. Tam kostüm değişim zamanına denk gelmiştik, o nasıl kalabalık o nasıl heyecan insanlardaki :)
Garip tabi, küçücük heykel sonuçta. Sonradan tamamen turistik amaçlı aktiviteler :)



ve Waffle yemeden gitmek olmazdı! 





Hiç yorum yok: