Pazar, Aralık 16, 2012

İğne Oyası Küpe Yapımı

Annem senelerdir iğne oyası yapmayı öğrenmek istiyordu, bu sene kursa gitmeye başladı. Ben de iğne oyası çiçekleri takılarda kullanmaya bayılıyorum. Ama oldukça pahalı satıldıkları için elim genelde almaya gitmiyor, alırsam da aman bozulmasınlar diye kullanamıyordum. 
Ama artık evde yapan biri olduğuna göre istediğim gibi kullanmaya başlayabilirim :)

Bayıldığım bordodan yelpazeye benzer bir modelden 2 tane yapmasını istedim annemden, bu şekildeler: 




İğne oyası motiflerini önce bir kumaşa ya da kurdeleye yapmak lazım. Daha sonra oradan kesip istediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz.
Daha sonra ihtiyacınız olan, bir kaç halka, küpe kancası ve istediğiniz renkte ve tarzda boncuklar.

Sonuç bu şekilde oluyor.



Ben baya beğendim. Genel düşüncenin aksime alaturka değil de otantik durduğunu düşünüyorum.
Umarım sizin de hoşunuza gitmiştir :)



Cumartesi, Aralık 15, 2012

Bu aralar ben...


  • Karşılaşabileceğim en tatlı ofislerden birinde, bir o kadar güzel insanlarla birlikte çalışmaya başladım, öğrencilik kalmadı artık. Ben de bir Madam Brownie oldum... http://madambrownie.com/



  • Bol bol, evimde bir türlü bakamadığım tatlış bir köpeği seviyorum. Neşemiz o. Hem de iş arkadaşım.



  • Yeni fotoğraf makinemle aşk yaşıyorum. İtalya tatilime daha net karelerden bakabileceğim bundan seneler sonra da. Şimdiden bol renkli karelerim oldu bile.




  • Erkenden uyumaya başladım, sabahlara kadar oturan Yasemin'i özlüyorum. Kafayı koyduğum anda uyumaya başladım. Çok uyuyorum, çok.


  • Alışverişe ara verdim. Hayatımda ilk defa gerçek anlamda para biriktiriyorum.



  • Makyaja da biraz ara verdim, çok sıkıldım.




Cuma, Kasım 16, 2012

DIY Pearl Necklace - İnci Kolye

Çıkış noktamız bu Chanel kolye.


Tabi ki bunu fazla abartılı buluyorum, çok güzel duruyor ama nerede takılır, ne yapılır hiç bilmiyorum.
Biraz(!) sadeleştirdim, rengini de değiştirdim. 
Kısacası kendime göre bir kolye yaptım.





Cumartesi, Kasım 10, 2012

Ciao Roma!

İçim içime sığmıyor.
2 sefer bolca gezip, 1 kere de yolumun içinden geçtiği aşık olduğum şehir Roma'ya yine gidiyorum.
Her an bağırıp, oraya buraya yazasım var. 
2013'e Roma'da giriyorum, hala hayal gibi.
Lütfen her şey güzel olsun.
Bu hayalim o kadar bana ait ki, en ufak aksilikle bile çok mutsuz olabilirim.
Şans lazım.
İşte benim gözümden Roma kareleri, tekrar görmeye can atıyorum.
Gün sayıyorum.








Salı, Ekim 23, 2012

DIY Bejeweled Sweatshirt - Taşlı Sweatshirt

Bu tatlı sweatshirt'ü geçen sene Beşiktaş'tan almıştım. Yakasında ufak bir defosu, minicik bir deliği vardı.
 Ben oraya kesin bir şeyler dikerim diye düşünmüştüm. 
Üstünden 1 sene geçti, bir türlü ona fırsat gelmedi; ya da aklıma gelenler içime sinmedi. 
Dün akşam bir anda şimşek çaktı aklımda ve bu taşları diktim. 
Dikmeden önce defolu halini de çekmek isterdim ama dayanamadım,
 anca bitmiş halini paylaşabiliyorum sizinle :)
Malzemelerimiz: iğne, iplik ve istediğiniz renkte taşlar.


Kullanımı kolay olsun diye ben beyaz ve uçuk pembe taşları tercih ettim.
Düzeni de tamamen yakadaki defoyu kapamak adına yaptım :)

Sonuç böyle : 




Pazartesi, Ekim 22, 2012

Sensation White 2012 - 2


Sensation White gecesinden yeni fotoğraflarımız geç de olsa elimde.
Bence baya eğlenmişiz. Şampanyamız, limuzinimiz, müziğimiz kısacası her şeyimiz çok güzeldi.
Bembeyaz kıyafetlerimiz gece sonunda ordan oraya zıplamaktan, yere oturmaktan simsiyahtı. Ama her türlü değdi :) Bir dahaki Sensation'a kadar böyle bembeyaz giyinir miyim?
Hiç sanmam :)


Cheers! :)



Bu fotoğrafa bayılmamak için hiç bir sebebim yok, bayıldım :)


Ağızlar kulaklarda adlı fotoğrafımız.



Red Bull mükemmel fotoğraflar çekmiş, teşekkür ediyoruz.

Salı, Ekim 16, 2012

Baykuş Şablonları - Owl Templates

Ben bu tarz şeyleri çok arıyorum, bulamayınca kızıyorum. 
İstediğim şeyleri yapamıyorum, hatta deli oluyorum.
Bu şablonları büyütüp kumaşlara çizip üstünü işleyebilirsiniz, kumaşları boyayabilirsiniz, duvarlara çizebilirsiniz daha neler neler...
Buyrunuz belki birinin işine yarar :)


Pazartesi, Ekim 15, 2012

Sensation White 2012

Böyle bir Sensation White geçirdim.
 Çok şans oldu her şey. 
Aklımda bile yokken sabah bir anda Red Bull'un Twitter yarışmasını kazandığımı öğrendim. 
Hem de 2 kişilik bilet.
Eğlendik mi? Evet eğlendik.Özellikle Sensation öncesi gidiş aşamasında çok eğlendik.
Daha da eğlenebilirdik, ama şans bu kadar bana gülmüşken şikayet etmek olmaz. 
İlk Sensation'a gitmiştim diyebilirim yıllar sonra da :) Ne biliyim belki bir işe yarar bir gün :)

Teşekkürler beyaz limuzin, teşekkürler Red Bull.



Cuma, Ekim 12, 2012

Daha Mutlu Olabilirdim - I Could be Happier

Eğer böyle şekilden şekile sokabileceğim, 
hatta belki çantamda gezdirebileceğim dünyalar sevimlisi bir köpeğim olsaydı...


Şu saati bulabilseydim...


Erasmus her sene gidilen, hep aynı şekilde eğlendiren bir şey olsaydı...


Biraz daha umursamaz biri olsaydım, aklımı oraya buraya takacağıma kendime bıraksaydım...


Bir de keşke Vespa'm olsaydı.







Perşembe, Ekim 11, 2012

These Days


Biraz sabretmeyi, bir yandan da düşünmeyi öğrenmeliyiz öncelikle.
Hatta eklersek saygılı olmayı, öncelikle kendine saygı duymayı bilmeliyiz.
Bu aralar böyleyim. 

Sabredemiyorum, hep düşünüyorum. İçinden çıkamasam da yine de bol bol düşünüyorum.

Creativity - Yaratıcı Olmak

Çok zor olmamalı. Aynı şeylere boğup duruyorsuuz bizi. 
Bunlara da ulaşsak, hatta bunları biz yapmış olsak; daha doğrusu keşke ben yapmış olsam :(

Bugün buna aşık oldum. 


Yenilik Vakti - Time to Change

Biraz değişiklik iyidir. 
Öncelikle görünüm değişti, yazı tipi, renkler derken; umarım içerik de bol bol değişiklik içerir bundan sonra. Dedim ya değişiklik her zaman güzeldir. Nasıl olursa olsun.
Yeni halimizle herkese merhaba.


Cumartesi, Eylül 29, 2012

Zımbalı Jean Yelek - DIY - Studded Jean Vest

Çok uzun süre ara verdim, ve yine döndüm. En çok yapmak istediğim şeyi niye bu kadar boşluyorum bilmiyorum ama umarım bir düzene oturtucam blog yazmayı da.

Geçen hafta dolap detoxu dedikleri hadiseyi gerçekleştirdim. Giymediğim, dar gelen, bol gelen, artık beğenmediğim derken bir sürü kıyafet çıktı dolaptan. Rahatladım :) 

Bu bolero-ceket tarzı arada kalmış parçayı da sanırım 1 kere giydim, alalı 3 sene oluyor. Ve kollarından hiç ama hiç hoşlanmıyordum. Niye almışım en ufak fikrim yok. Madem zımbalar moda, ben de bayılıyorum bu modaya; dedim ki değiştirelim de giyelim!

İlk hali böyleydi,


Daha sonra kollarını dikişin hemen dibinden kestim, zımbalar için uygun yerleri belirledim.


Ceplerinin kenarlarına ve göğüs çizgisine zımbaları taktım, omzuna da plastik şerit halindeki materyalden diktim. Tam olarak ne olduğunu bende bilmiyorum omzuna diktiğim şeridi, o yüzden fotoğraflarda daha anlaşılır olabilir diye son halini koyuyorum :)

Omzuna diktiğim şerit de sanki minik siyah zımbalar gibi duruyor o yüzden onu tercih ettim. Hem siyah hem bakır bir arada kullanınca da daha çok kıyafete uyum sağlayacağını düşündüm.



işte böyle oldu, yeni favorim bu olur gibi duruyor :)






Salı, Temmuz 31, 2012

Biriktirmek Güzeldir! - Love to Collect

Bugün size odam için yaptığım bir kaç şeyi göstermek istiyorum. Bu sıralar odamı ufak ufak dekore etmeye başladım. Geçen hafta odamı "kristal" renginde boyadık. Kristal denince aklınıza parlak bir renk gelmesin, beyazla çok açık gri arasında bir renk. Hem temiz durmasını istedim, hem de duvarıma astığım şeyler daha net gözüksün istedim o yüzden bu rengi tercih ettim.

Benim hiç birşeyi çöpe atamama gibi bir huyum var, hele bu bahsettiğim şeyler gezdiğim gördüğüm yerlerden elime geçen şeylerse hiç atamıyorum. Malum geçen sene İtalya'da Erasmus yaptım. Bu sırada gittiğim bütün şehirlerden, müzelerden, cafelerden aklınıza gelebilecek her yerden elime geçen şeyleri dosyalayıp İstanbul'a getirdim. Kabul ediyorum, azıcık çöpçü ruhlu olabilirim. Ama hepsiyle ilgili çok güzel planlarım vardı. Market alışveriş fişlerimi bile saklıyordum öyle düşünün. Aynı zamanda gittiğim her şehirden İstanbul'a anneme kart atmıştım. Hepsi çok güzel birer anı oldu. Annem de ben yokken onları ipe asmış kapıma koymuştu. Gelince çok hoşuma gitmişti. Ama açıkta dura dura kenarları yıpranmaya başladı. Ben de onları da planıma dahil ettim. En sonunda bu hafta oturdum ve biriktirdiğim şeylerden duvarlarıma çerçeveler yapmaya başladım. 

Aşağıdaki ilk çerçeve evde vardı, doldurulmayı bekliyordu. Diğerlerinden büyük olduğu için ona İtalya'dayken anneme attığım kartları koydum. 
Boş kalan yerlere de bir kaç restaurant kartı, peçete ve müze giriş bileti koydum.


İkinci ve üçüncü çerçeveleri İkea'dan aldım. Dolaplarımın kapaklarını da kırmızı-beyaz-siyah olarak değiştirdiğim için kırmızı ve beyaz aldım. Üsttekine göre daha küçük olduklarından fişler, biletler, peçeteler, kartlar, şarap etiketleri, stickerlar koyarak karışık ama benim için bir o kadar anlamlı iki tane çerçeve yaptım.



Gördükçe inanılmaz mutlu olacağımı bildiğim 3 tane çerçevem var artık. Yavaş yavaş duvarımda yerlerini buluyorlar. Beğendiğiniz birşeyi satın almaktan da öte hepsinin anısı olduğu için o kadar güzel ki, sanırım hiç bir dekorasyon ürünü bu kadar mutlu edemezdi beni.

Siz de sizin için anlamlı olan sinema bileti, fişler, kartlar vs. biriktirdiklerinizle böyle çok güzel ve sadece sizin bakıp gülümseyebileceğiniz şeyler yapabilirsiniz :)